Klasik tüp bebek yöntemi (IVF-In vitro Fertilizasyon)
Bu yöntem doğal üreme sürecine çok benzer bir uygulama olup spermin kendi kapasitesi ile yumurtaları dölleyebilmesi esasına dayanır. Bu yöntemde her bir yumurta belli sayıdaki sperm hücreleri ile aynı ortama alınarak kültür edilir.
| Mikroenjeksiyon |
 |
Bu tekniğin 1991 yılında ilk kez Belçika'da uygulanmasından bu yana önceleri çocuk sahibi olamayan bir çok infertil çiftte yüksek gebelik oranları elde edilmiştir. Mikroenjeksiyon işleminde özel bir mikroskop ve mikromanipulatör denilen aletler yardımıyla çok ince bir iğne içine alınan tek bir sperm hücresi yumurta hücresi içine enjekte edilir. Üreme teknolojisinde Mikoenjeksiyon (ICSI- Intrasitoplazmik Sperm Enjeksiyonu) ile erkek infertilitesi için çok önemli bir yol kaydedilmiş oldu. Sperm sayısı çok düşük, sperm hareketleri yetersiz ve sperm şekli çok bozuk olan erkekler bu teknikle çocuk sahibi olabilme şansını yakaladı.
| Embriyo kültürü |
 |
Mikroenjeksiyon veya klasik tüp bebek işlemi sonrasında yumurtalar özel kültür solüsyonları içerisinde anne rahim ortamını taklit eden dolaplara (inkübatör) koyulur. Döllenmenin gerçekleşip gerçekleşmediği 16-20 saat sonra yapılan inceleme sonucu anlaşılır. Bu incelemede artık pre-embriyo ya da zigot olarak nitelendirdiğimiz hücrede anne ve babanın genetik materyalini taşıyan iki çekirdek görmeyi bekleriz. Pre-embriyolar en az iki hücreli aşamaya ulaştıklarında "embriyo" adını alırlar.
| Embriyo transferi |
 |
Merkezimizde embriyo transferi genellikle yumurta toplamı işleminden üç gün sonra yapılmaktadır. Ancak gerekli görüldüğü durumlarda ikinci günde veya embriyoların blastokist dediğimiz aşamaya kadar kültürlerinin uzatıldığı 5-6. günde de transfer işlemini gerçekleştirebilmekteyiz. Embriyolara şekilsel veya Preimplantasyon genetik tanı yapılmış ise genetik değerlendirme ile seçim yapılarak transfer edilir. Bu işlemde embriyolar çok ince özel bir kateter içerisine çekilerek kadının rahim içerisine yerleştirilir. Embriyo transferi oldukça kolay ve ağrısız bir uygulama olup normal jinekolojik muayene işleminden farksızdır.
| Gebelik Testi |
 |
Embryo transferinden 12 gün sonra hasta gebelik testi için yeniden kliniğe çağırılır. Burada ilk önce idrarda daha sonraysa kanda gebelik testi (beta-hCG) yapılır. Kanda yapılan testin sonucuna göre gebelik olup olmadığına karar verilir. Testi pozitif olanlar 2 gün sonra yeniden kanda gebelik testi için çağırılır. İki testin sonuçları arasındaki ilişki değerlendirilerek gebeliğin sağlıklı olup olmadığına karar verilir. Sağlıklı bir gebelikte iki gün sonra kan beta-hCG değeri yaklaşık 2 kat artmalı.
Bazı durumlarda bir süre sonra kan beta-hCG değeri sıfıra iner. Bu durum biyokimyasal gebelik olarak adlandırılır. Beta-hCGnin beklenenden daha farklı artışları ise ektopik gebeliği (dış gebelik) düşündüren bulgulardan birisi.
12. ve 14. günlerdeki beta-hCG değerleri istenilen şekilde artan vakalar klinik gebelik olarak kabul edilir ve 2 hafta sonra ilk gebelik ultrasonu için çağırılır. Bu ilk ultrasonda rahim içinde gebelik kesesinin olup olmadığı ve eğer kese varsa kaç tane kese olduğu araştırılır. İkiz, üçüz ya da daha fazla sayıda fetus bu ilk ultrasonda görülebilir.
Zaman zaman çoğul başlayan gebeliklerde fetus sayısı düşüş gösterir. Örneğin üçüz olarak başlayan bir gebelik daha sonra iki hatta tek bebeğe düşebilir. Bu duruma spontan fetal redüksiyon adı verilir. Fazla olan bebek sayısının cerrahi olarak azaltılması ise fetal redüksiyon olarak adlandırılır. Özellikle üçüz, dördüz ya da daha fazla sayıda bebeğin geliştiği durumlarda fetal redüksiyon diğer bebeklerin yaşam şansını yükselttiği için önerilir.